Ana içeriğe atla

OFFSHORE BANKACILIK NEDİR ?


Offshore bankacılık; kıyı bankacılığı olarak bilinir ve Vergi Cenneti ülkelerde yapılır. Öncelikle vergi cenneti ülke nedir onu açıklayayım. Vergi cennetleri, vergi oranlarının olmadığı ya da çok düşük olduğu ülkelerdir. Bu tarz ülkeler vergi oranları daha yüksek olan ülkelerden vergi kaçırılmasına sebep olur ve kendi bünyesinde para toplar.  Ayrıca vergi cenneti olan ülkelerde gizlilik ön plandadır, müşteri bilgilerini dış dünyayla paylaşmayarak; ne kadar paranın olduğunu, bu paranın nerden geldiğini, paranın kime ait olduğu gibi bilgiler saklı kalır. Bu gizlilik sayesinde sistemin kötüye kullanım oranı çok artıyor. Terör finansmanı bu bankacılık sayesinde gerçekleşiyor. Barack Obama’nın güven ve terör danışmanı John Brennan 2011 yılında offshore konusunda şöyle diyordu: “ Terör olaylarıyla etkili bir şekilde mücadele etmenin bir yolu da Bahama, Virgin Adaları, Gibraltar ve Cayman Adaları gibi offshore bankacılığı yapan merkezleri ve offshore bankacılık sistemi içinde terörü finanse eden, para aklama operasyonlarının kontrol altına alınmasıdır.” Araştırmalara göre bu sistemde yaklaşık 20 trilyon dolara yakın para tutuluyor.
Bu sistemin bir de bizi ilgilendiren boyutuna bakalım. 2008 krizinden sonra OECD ve diğer uluslararası verilere göre, İsviçre başta olmak üzere Lüksemburg, Belçika, Avusturya ve Almanya gibi ülkelerde Türklere ait 20 bini aşkın hesapta 100 milyar doların üzerinde para bulunduğu, bunun 60 milyar doları aşan kısmının ise İsviçre bankalarında olduğu ortaya çıktı. 2012 yılında İngiltere’de McKinsey danışmanlık şirketinin bir dönem vergi cenneti uzmanı olan James Henry’nin hazırladığı raporda Türkiye’den giden para miktarı 158 milyar doları buluyor. 2012 yılı itibariyle TCMB’de 97 milyar dolarlık döviz rezervi ve bankalarda toplam 110 milyar dolarlık döviz hesabı bulunan Türkiye’de zenginlerin offshore hesaplarında ki parası 158 milyar dolar. Bu paralar ödenmeyen vergiler olduğu için ülke kamu hizmetlerine zarar veriyor. Türkiye’nin 2012 ortasında cari açığı 66.9 milyar dolar tutuyor. Bu açığın önemli bir kısmı cepten cebe verilen kredi olarak finanse ediliyor. Türkiye’de özel sektörün kullandığı dış kredilere bakıldığında bu kredilerin bir kısmının offshore adreslerindeki vergi cennetlerinden verildiğini görüyoruz.  Açıklayacak olursak; iş adamı, kaçırdığı vergi paralarını offshore hesabına yolluyor. Buradaki çalışanlar aracılığıyla bir şirket kuruluyor. Kurulan şirket kağıt üzerinde bu iş adamına ait değil. Daha sonra yurt dışına çıkan para bankacılık sistemi aracılığıyla iş adamının Türkiye’deki şirketine kredi olarak gönderiliyor. İş adamının Türkiye’deki şirketi aldığı dış borç karşılığında yüksek faiz ödüyor. Faizi kazanan iş adamının vergi cennetindeki kendi şirketi oluyor. Türkiye’deki şirketi ise faiz gideri ve kur farkını gider olarak gösterip vergiden düşüyor. Türkiye’deki iş adamının dışardaki şirketine ödediği faiz gideri ölçüsünde düşük kar gösterdiği için devlete ödeyeceği vergi de azalıyor. Şirket %20’lik kurumlar verigisi, iş adamı da %15’lik gelir vergisinden kurtuluyor.
Böyle bir düzen ülke ekonomilerine zarar veriyor. Özellikle ülkemiz için bu konuda endişelenmemek elde değil. Gelir adaletsizliğinin yanında yapılan bu vergi kaçırmalar ülke insanının omuzlarına daha çok yük bindiriyor.  Acilen bunun önüne geçilmesi lazım bunu bir iki devlet tek başına çözemez herkesin ortaklaşa hareket ederek çözülmesi gereken büyük bir sorun.

Dünyanın En Büyük 10 Vergi Cenneti


1)      Lüksemburg:  Ülkede 3.5 trilyon dolarlık yatırım fonu bulunuyor ve bunun 1 trilyon dolarının kayıtları kimlere ait bilinmiyor.
2)      Cayman Adaları: Buradaki bankalar dünyadaki toplam servetin %6’sını kontrol ediyor.
3)      Man Adası: Üzerinde herhangi bir şirket bulunmuyor, bu yüzden David Cameron buranın bir vergi cenneti olarak düşünülmemesi gerektiğini belirtmişti.
4)      Jersey: Adadaki her metrekareye 5 milyar dolar düşüyor.
5)      İrlanda: Aplle’ın 55 milyar dolarlık vergi hilesi yaptığı ülke.
6)      Mauritius Cumhuriyeti: Afrika kıtasının doğu açıklarında yer alan bir vergi cenneti.
7)      Bermuda: Google’ın 45 milyon dolarlık nakit parasını burada tuttuğu zannediliyor.
8)      Monaco: Süper zenginlerin bulunduğu yer olan Monaco’da 70 metrekarelik bir alan 1.5 milyon dolara alıcı buluyor.
9)      İsviçre: Bankalarıyla meşhur olan bu ülkeyi hepimiz biliyoruz. İsviçre bankaları hükümetlerle bilgi paylaşmıyor.
10)   Bahamalar: İngiltere eski Başbakanı David Cameron’ın babası tarafından burada bir offshore fonu yönetiliyordu.


Kaynakça

Tokalak, İ. (2016). Kapitalizmin Soygun Düzeni.



Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

SERMAYE PİYASALARI NEDİR ?

Sermaye piyasaları; finansal piyasanın bir alt koludur. O yüzden ilk olarak finansal piyasaları açıklayarak başlayacağım. Finansal Piyasa Finansal tasarruf fazlası olanlar ile mal ve hizmet üretimi, ticareti vb. alanlarda faaliyet göstermek için kaynak ihtiyacı içinde olan, fon( en genel tabiriyle para) talep eden birimler arasındaki fon akışını sağlar. Finansal piyasaların çeşitli fonksiyonları vardır. Bunlar; ·       Reel piyasaya kaynak sağlamak ·       Sermaye birikimi oluşturmak ·       Likidite temin etmek ·       Risk dağıtımı yapmak ·       Mülkiyeti tabana yaymak Finansal piyasalar ikiye ayrılır; Para Piyasası Para piyasaları, fon arz ve talep edenlerin karşılaştığı ve kullandıkları araçların vadeleri 12 ayı geçmeyen piyasaları ifade eder. Bu finansal araçlar; ·       Mevduat ·       Hazine bonoları ·       Finansman bonoları ·       Mevduat sertifikaları ·       Repo ·       Banka kabulleri ·       Banka bono

MUTLAK ÜSTÜNLÜK TEORİSİ VE KARŞILAŞTIRMALI ÜSTÜNLÜK TEORİSİ HAKKINDA

Ekonomistler; ülkeler neden ticaret yapar, ülkelere nasıl bir fayda sağlar veya hangi malları ithal edip hangilerini ihraç etmeli gibi soruların cevabını ararken çeşitli teoriler üretilmiştir. Uluslararası İktisat dersi veya İktisat tarihi derslerinde bu iki teoriyi çokça duymuşsunuzdur. Bu yazımda bu iki teoriden bahsedeceğim. Yazıma başlamadan önce Uluslararası Ticaret Teorisinin varsayımlarını madde madde yazacağım ve teorileri bu maddeler üzerinden değerlendireceğiz: ·       İki ülke, iki mal ve her iki ülkede üretim yapıyor. ·       Mallar homojen ·       Para yok, değiş-tokuş ekonomisi söz konusu ·       Fiyatlar reel ·       Mal faktör piyasalarında tam rekabet halde ·       Devlet müdahalesi yok ·       İşgücü ülke içerisinde tam hareketli ancak ülkeler arasında tam hareketsiz ·       Ekonomi tam çalışma durumunda  ·       Taşıma-nakliye giderleri 0 (sıfır) Mutlak Üstünlük Teorisi – Adam Smith 1776  Uluslararası ticaret ilk defa Adam Smith’in y