Ana içeriğe atla

TÜRKİYE'NİN GENEL EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ


Bu yazıya özür dileyerek başlamak istiyorum. Uzun süredir yazamıyordum neredeyse 2 ay olacak. Ancak bunun için güzel bir bahanem var artık. Bir iş sahibiyim artık. Ülkemizde işsizlik oranları almış başını giderken böyle bir ortamda iş bulabilmek benim için çok sevindirici bir durum. Tekrar gurbete düştü yolum. Normalde Ankara’da ikamet ediyorum ancak işi Gebze’de buldum. Buraya taşındım. Çalıştığım firmanın adı RTA Laboratuvar AŞ. RTA’nın açılımını merak eden olabilir Research Technology Application. Şirket sağlık alanında çeşitli AR-GE faaliyetlerinde bulunuyor. Tedavi amaçlı  değil hastalığın teşhisi üzerine çalışmalar.  Buraya yetiştirilmek üzere alındım ve gelişim kaydettikçe çeşitli pozisyonlarda çalışacağım ama şuan için muhasebeyle başladım. Okulda teorik olarak gördüğümü burada daha iyi bir şekilde öğrenerek pratiğe dökeceğim. Mahfi Hoca’nın da dediği gibi iktisatçı muhasebe bilmeli. Böylelikle bu açığımı kapatmış olacağım ve iktisatçı olmaya daha da yaklaşacağım. Ayrıca şirket BİST100’de işlem görüyor ve kariyerimin ilk adımını böyle bir şirketle attığım için çok mutluyum. Darısı ülkemizdeki tüm işsiz arkadaşların başına diyeyim. Lafı fazla uzatmadan yazıya geçelim. İyi okumalar.

Enflasyon

TÜFE aralık ayında bir önceki aya göre %0.69, yıllık bazda ise %11.2 olarak gerçekleşti. Böylelikle  TCMB 2017 yılı için belirlemiş olduğu %5’lik enflasyon hedefini tutturamadı. Ayrıca TCMB 2018 ve 2019 yılına ilişkin enflasyon hedeflerini de açıkladı. 2018 yılı için %6.5 ile %9.3 aralığında, orta noktası %7.9, 2019 yılı içinse  %4.7 ile %8.3 aralığında, orta noktası %6.5 olarak gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini açıkladı.

Yıllık en fazla artış %18.24’lük bir oranla ulaştırma grubunda yaşandı.  Diğer kalemlere de bakacak olursak:


İşgücü

En son açıklanan işsizlik verisi Ekim 2017 tarihine ait. Bu tarihte işsizlik oranı %10.3 olarak açıklandı. Bu veri zaten başlı başına can sıkıcı bir veri olmasına rağmen bunun yanında ‘GENÇ İŞSİZLİK’ diye bir kavram var. Genç işsizliği ikiye ayırıyoruz:
                                                                                               2016               2017
1) Eğitimde olup istihdam edilmeyenlerin oranı         %21.2         %19.3
2) Ne eğitimde ne istihdamda olanların oranı             %24.3         %24.1

Bir düşüş var evet, ancak oranlar çok büyük olduğu için bu düşüşün pek de bir önemi yok diyebiliriz. Üstünde daha çok durmamız gereken 2. şık, bu düşüşte %0.2’lik bir oran olduğu için başarı diyemeyiz. OECD ortalaması %13 civarında ve biz bu ortalamanın çok çok üzerindeyiz.  Genç işsizliğin en fazla olduğu ülke Yunanistan(%47.4), en az olduğu ülke ise Japonya(%5.2).  Yine OECD’nin ‘BİR BAKIŞTA TOPLUM 2016’ adlı raporuna göre ülkemizdeki bu genç işsizler ordusunun ekonomiye maliyeti 25 milyar dolar. Bu durumun maddi olduğu kadar psikolojik de çöküntüleri var. Toplumdan soyutlanma, psikolojik bozukluklar, sürekli stres hali gibi çeşitli etkileri mevcut. Bir önem sırası yapılacak olursa işsizlik bana göre en başta olmalı. Rahmetli J.M Keynes’de işsizliğin bir ülke ekonomisi için yıkıcı sonuçlar doğuracağını ve bu yüzden devletin çeşitli alt yapı yatırımlarıyla beraber ülkedeki işsizlere iş olanağı sağlanması gerektiğini savunmuştu.

Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri

Kasım ayı sonu itibariyle kısa vadeli dış borç stoku 2016 yılının sonuna göre %14’lük bir artış kaydederek 111.7 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bankaların yurtdışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2016 yılsonuna göre % 15,1 oranında artarak 17 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir. Banka hariç yurtdışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı % 17,4 oranında artarak 15,5 milyar ABD doları, yurtdışı yerleşik bankaların mevduatı da % 2,5 oranında artarak 17,7 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir.

TCMB Faiz Oranları

Yılın ilk PPK toplasında TCMB faizleri değiştirmedi.

BORÇ ALMA
BORÇ VERME
1 HAFTALIK REPO
-
%8
GECELİK
%7.25
%9.25
GEÇ LİKİTİDE
-
%12.75

Yapılan bu hamlenin ardından yapılan açıklamada enflasyonda ciddi bir düzelme görülene kadar sıkı duruşa devam edileceği ve gerektiğinde daha da sıkılaştırma olabileceğinin mesajı verildi.

Tüketici Güven Endeksi

Tüketici güven endeksi, tüketicilerin kişisel mali durumları ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ve gelecek dönem beklentileri ile yakın gelecekteki harcama ve tasarruf eğilimlerinin ölçmeyi amaçlayan bir göstergedir. Endeks 0-200 arasında değer alır. 0-100 arası ekonomiye olan kötümserliği, 101-200 arası ekonomiye olan iyimserliği gösterir. Bizim ülke normallerimize göre açıklamak gerekirse 100’e ne kadar yakın olursa ekonomimiz o kadar iyidir. 2018 Ocak ayında bir önceki aya göre %11.1 artış gösterdi. 2017 Aralık ayında 65.1 olan endeks Ocak ayında 72.3 olarak gerçekleşti.

Kaynakça


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SERMAYE PİYASALARI NEDİR ?

Sermaye piyasaları; finansal piyasanın bir alt koludur. O yüzden ilk olarak finansal piyasaları açıklayarak başlayacağım. Finansal Piyasa Finansal tasarruf fazlası olanlar ile mal ve hizmet üretimi, ticareti vb. alanlarda faaliyet göstermek için kaynak ihtiyacı içinde olan, fon( en genel tabiriyle para) talep eden birimler arasındaki fon akışını sağlar. Finansal piyasaların çeşitli fonksiyonları vardır. Bunlar; ·       Reel piyasaya kaynak sağlamak ·       Sermaye birikimi oluşturmak ·       Likidite temin etmek ·       Risk dağıtımı yapmak ·       Mülkiyeti tabana yaymak Finansal piyasalar ikiye ayrılır; Para Piyasası Para piyasaları, fon arz ve talep edenlerin karşılaştığı ve kullandıkları araçların vadeleri 12 ayı geçmeyen piyasaları ifade eder. Bu finansal araçlar; ·       Mevduat...

TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ VE GELECEĞİMİZ ÜZERİNE

Tüketici Güven Endeksi : tüketicilerin kişisel mali durumları ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ve gelecek dönem beklentileri ile yakın gelecekteki harcama ve tasarruf eğilimlerinin ölçmeyi amaçlayan bir göstergedir. Bugün TÜİK tarafından Tüketici Güven Endeksi açıklandı. Ekim ayında 74.0 olan endeks bu ay %6.9 oranında azalarak 68.9 oranında gerçekleşti. Açıklanan rakamlar pek iç açıcı değil maalesef.  Ekonomiye olan güven gün geçtikçe azalıyor ve bunu bizlerde ciddi manada hissediyoruz. Yükselen döviz kuru, artan işsizlik, enflasyon vb. göstergeler beklediğimiz gibi değil. Dünya Bankası da bu yılki Türkiye’nin büyüme tahmini 0.4 puan indirdi ve yeni tahminini %3.1 seviyesine çekti. Kredi derecelendirme kuruluşlarının not indirimleriyle başlayan döviz kurlarındaki artış serüveni, yaşanan siyasi belirsizlikler, sınır ötesi operasyonlar, merkez bankası faiz indirimleri, açıklanan kötü veriler, ABD başkanlık seçiminin sonucu gibi olaylarla ...

TÜRKİYE 2017 TURİZM VERİLERİ

Ülkemizin en büyük gelir kaynaklarından birisi olan turizm sektörü son yıllarda kan ağlamakta. Rusya ile yaşanan uçak krizi sonrası charter seferlerini iptal eden Rusya’nın yanı sıra ülkemizde son yıllarda yaşanan terör saldırıları da buna tuz biber oldu. Yıl başında yaşanan İstanbul Reina saldırısında ölenlerin arasında turistlerinde bulunması ülkemize olan ilgiyi zedeledi. Ayrıca dış politika da yaşadığımız gergin ilişkilerimiz de turizmi kötü etkiliyor. Yerli turistlerin de alım gücündeki azalmadan dolayı ve otellerin yerli turistlere neredeyse 2 kat fazla fiyat çekmesinden kaynaklı olarak yerli turistte tatile küsmüş durumda diyebiliriz. Bu yıl biraz olsun toparlanma gösterse de istenilen seviyelere henüz ulaşmadı. Yıllara Göre Ocak-Temmuz Ayları Turizm Geliri (Milyon Dolar) YIL/AY Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz 2015 1.626 1.427 1.816 1.864 2.719 3.150 3.683 2016 1...