Ana içeriğe atla

TCMB ENFLASYON HEDEFİNİ NEDEN TUTTURAMIYOR ?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 2016 yılında hedefledikleri enflasyonu tutturamadığı için hükümete açık mektup yazarak, bu durumun sebeplerini ve alınan tedbirleri açıklayacak.  Merkez Bankası Kanunu’na göre 42. Madde uyarınca, enflasyonun hedeflenenden belirgin bir şekilde sapması sonucu bunu nedenleri ve alınan tedbirlerle beraber hükümet ve kamuoyuna açıklaması gerekiyor.


HEDEFLENEN
GERÇEKLEŞEN
2012
5
6,2
2013
5
7,4
2014
5
8,2
2015
5
8,8
2016
5
8,5







TCMB 2016 yılı için hedeflediği enflasyon oranı %5’di ancak açıklanan son enflasyon verisi %8.53 olarak gerçekleşti ve hedefin çok yukarısında kaldı. 


Bu yükselişin nedenlerini sıralayacak olursam:
  1.   Ülke olarak tasarruf yapmayıp daha çok harcayan bir toplum olmamız. En temel sebep budur.
  2.   Genel seçimler sonrası verilen sözler neticesinde asgari ücrete yapılan zamlar sonucu insanların daha çok tüketime yönelmesi.
  3.   TCMB’nin ekonomide sadeleşme politikası adı altında yaptığı faiz indirimleri.
  4.   Enerji fiyatlarında yaşanan artış.
  5.   FED’in yaptığı toplantılar sonucu aldığı faiz artırım kararları ve ileride yapılacak olası faiz artırımlarıyla ilgili söylentiler sonucu küresel piyasalarda değer kazanan doların ve aynı zamanda yaşanan terör saldırıları, sınır ötesi operasyonlar, darbe girişimi, kredi derecelendirme kuruluşlarının yaptığı not indirimleri, siyasi belirsizlik gibi etkenler sonucunda TL'nin dolara karşı daha çok değer kaybetmesi üretim maliyetlerini etkilemesi. Bu son aşamada etkili oldu diyebiliriz ancak asıl etkilerini 2017 ilk çeyreğinde hissedeceğiz.

Ülkemizde yönetimin başında olan kişilerde şöyle bir görüş hakim maalesef “yüksek faiz yüksek enflasyona sebep olur”. Bu görüş iktisat teorisine aykırıdır, asıl olması gereken “yüksek enflasyon yüksek faize neden olur”. Enflasyon yüksek olduğu için TCMB faiz silahını kullanır ve enflasyonu frenler. Bu hatalı görüş 2011 yılında da hakimdi. 2011 yılından 2013’e kadar kademeli olarak faiz indirimi yapıldı ve sonrasında enflasyon ile baş edilemeyince tekrar faiz artırımına gidildi. 




Burada yapılması gereken pek fazla bir şey yok gibi görünüyor. TCMB’nin böyle bir ortamda faiz artırımından başka bir çaresi yok. Dolar kurunda yaşanan yeni rekorlar da bu kararın alınmasında önemli bir rol oynayacaktır. Daha önceden yaptığımız hatalardan ders çıkarmamız gerekiyor. Aynı hatayı tekrarladığımız zaman bunun bedeli her seferinde daha kötü olarak ödüyoruz. Aynı hataları yaşamamak dileğiyle.

Kaynakça

Yorumlar

  1. Aykan kardeşim merhaba. Ülkenin dışa açıklığının yüksek olması ve merkez bankasının rezerv eksikliği finansal kırılganlıkları daha şiddetli yaşamaya mahkum ediyor diye ekleme yapsam yanlış olmaz sanırım.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

KİTAP VE YAZAR ÖNERİLERİ

Dün Mahfi Eğilmez Hoca’nın kendi bloğunda benden bahsetmesi onuruna eriştim. Benim için büyük bir mutluluk oldu. Öncelikle O’na bir teşekkürü borç bilirim. Bu güzel olaydan sonra iktisat okuyan birkaç arkadaştan mail geldi;  hangi kitapları okumalıyım, hangi yazarları takip etmeliyim gibi benzer sorular içeren mailler. Tek tek cevaplamaktansa buradan yayınlamayı tercih ettim. Kendi okuduğum kitaplardan ve takip ettiğim yazarlardan oluşan bu liste umarım hepinize faydalı olur. KİTAPLAR: ·          Örneklerle Kolay Ekonomi – Mahfi Eğilmez: İktisada yeni başlayanlar veya temeli zayıf olan arkadaşlar için İktisada Giriş niteliğinde akıcı, anlaması kolay, güncel örnekler bulunan bir kitaptır. ·          Görünmeyen Ekonomist – Tim Harford: İngiliz bir ekonomist olan Tim Harford’un yazdığı bu kitap iktisadı eğlenceli bir dille ele almış ve bir cafede kahve içerken bile size ekonomi düşündürerek sis...

TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ VE GELECEĞİMİZ ÜZERİNE

Tüketici Güven Endeksi : tüketicilerin kişisel mali durumları ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ve gelecek dönem beklentileri ile yakın gelecekteki harcama ve tasarruf eğilimlerinin ölçmeyi amaçlayan bir göstergedir. Bugün TÜİK tarafından Tüketici Güven Endeksi açıklandı. Ekim ayında 74.0 olan endeks bu ay %6.9 oranında azalarak 68.9 oranında gerçekleşti. Açıklanan rakamlar pek iç açıcı değil maalesef.  Ekonomiye olan güven gün geçtikçe azalıyor ve bunu bizlerde ciddi manada hissediyoruz. Yükselen döviz kuru, artan işsizlik, enflasyon vb. göstergeler beklediğimiz gibi değil. Dünya Bankası da bu yılki Türkiye’nin büyüme tahmini 0.4 puan indirdi ve yeni tahminini %3.1 seviyesine çekti. Kredi derecelendirme kuruluşlarının not indirimleriyle başlayan döviz kurlarındaki artış serüveni, yaşanan siyasi belirsizlikler, sınır ötesi operasyonlar, merkez bankası faiz indirimleri, açıklanan kötü veriler, ABD başkanlık seçiminin sonucu gibi olaylarla ...

KRİZ SONRASI VERGİ GELİRİ

Kamu hizmetlerine harcanmak üzere devletin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya ya da kimi maddelerin, hizmetlerin fiyatları üstüne ekleyerek dolaylı yoldan yurttaşlardan topladığı paraya vergi denir . Dünyada yaşanan 2008 Mortgage Krizi bir çok ülkeyi uçurumun eşiğine sürükledi. Devletler bu krizin içinden sıyrılabilmek çeşitli ekonomik politikalar uyguladı. Özel sektör eliyle çıkan krizi devletler, müdahaleci (Keynesyen) politikalarla tedavi etmeye çalıştı. Devletlerin en büyük gelir kaynağı olan vergiler önemli bir politika aracı oldu.Türkiye yaşanan 2008 krizinin ardından, üretimde yaşanan daralmayı gidermek için sıkıntı yaşayan sektörler tespit edilmiş ardından genişletici vergi politikası uygulayarak hem üretimi desteklemiş hem de kendi vergi gelirlerini artırmıştır. Böylelikle tahmin edilenden daha az bir seviyede kriz bizi etkilemiştir.  TÜRKİYE VERGİ GELİRLERİ (MİLYON TL) 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 ...