Ana içeriğe atla

TCMB FAİZLERDE DEĞİŞİKLİK YAPMADI


Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, bugün yaptığı toplantı sonrasında gecelik faizlerde indirim yapmadığını açıkladı. Mart ayından beri üst üste 7 kez faiz indirimine giden, ekonomide sadeleşme politikasının sinyallerini vererek büyümeyi destekleyen nitelikte hamleler yaptı.


Peki, TCMB’nin bu gecelik faizi nedir?

Gecelik faiz iki kalemden oluşur:
1.      Gecelik borç alma faizi: Bankaların gün sonu kasalarında fazla kalan paraları TCMB’ye borç vererek karşılığında aldığı faiz.
2.       Gecelik borç verme faizi: Bankaların gün sonu kasalarında oluşan açıkları kapatmak için TCMB’den borçlanması karşılığında TCMB’nin verdiği borç paraya uyguladığı faiz.

TCMB, bu yolla ikincil piyasada oluşan kısa vadeli faiz oranlarını, döviz kurlarını ve kredilerin büyüme hızını etkileyebiliyor.

 İyi gelen enflasyon verisinin ardından eli daha da güçlenen TCMB’nin,  geçen hafta başından bu yana yaşanan bazı gelişmeler faiz politikasında bekleme kararına götürdü. Bu gelişmeleri maddeler halinde sıralayacak olursak:

1.       Hükümet tarafından gündeme gelen “Başkanlık Sistemi”  tartışmaları
2.       Açıklanan FED tutanakları sonrası birkaç üyenin faiz artırımının yakın olduğu yönünde yaptığı açıklamalar sonucunda USD’nin küresel piyasalarda değer kazanması
3.       Yaşanan terör olayları ve yapılan sınır ötesi operasyonlar sonucunda TL’nin gelişen piyasalar endeksinde en çok değer kaybeden para birimi olması

Dün yapılan TCMB toplantısı sonrasında Cumhurbaşkanı danışmanları olan Yiğit Bulut ve Cemil Ertem’in yaptığı açıklamalar “TCMB bu ay faiz indirmeyebilir” yönünde oldu ve USD/TL 3.11 seviyelerinden 3.06 seviyelerine kadar geriledi. Bugün ise dünkü açıklamayı destekler nitelikte bir karar alan TCMB, faizlere dokunmadı.

Yukarıda sıraladığım yaşanan gelişmeler öncesinde, ben de TCMB’nin 25 baz puanlık indirime gideceği kanaatindeydim, daha sonradan fikrim değişti. Bu gelişmeler sonrasında faiz indirimine gidilmesi büyük risk olurdu. En doğru hamle buydu ve yapıldı. Gerçi yapılan bu faiz indirimleri ne kadar doğru bilemem. Çünkü faiz indirimleri ekonomik büyümeyi desteklerken enflasyonda baskı oluşturuyor. 2013 yılında da böyle bir hamle yapılmıştı, aydan aya faiz indiriliyordu. Ancak faiz indirimleri sonucunda enflasyonla baş edilemeyince tekrar faiz artışı yapıldı. Umarım bu sefer yanlış yolda değilizdir.

Kaynakça






Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ VE GELECEĞİMİZ ÜZERİNE

Tüketici Güven Endeksi : tüketicilerin kişisel mali durumları ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ve gelecek dönem beklentileri ile yakın gelecekteki harcama ve tasarruf eğilimlerinin ölçmeyi amaçlayan bir göstergedir. Bugün TÜİK tarafından Tüketici Güven Endeksi açıklandı. Ekim ayında 74.0 olan endeks bu ay %6.9 oranında azalarak 68.9 oranında gerçekleşti. Açıklanan rakamlar pek iç açıcı değil maalesef.  Ekonomiye olan güven gün geçtikçe azalıyor ve bunu bizlerde ciddi manada hissediyoruz. Yükselen döviz kuru, artan işsizlik, enflasyon vb. göstergeler beklediğimiz gibi değil. Dünya Bankası da bu yılki Türkiye’nin büyüme tahmini 0.4 puan indirdi ve yeni tahminini %3.1 seviyesine çekti. Kredi derecelendirme kuruluşlarının not indirimleriyle başlayan döviz kurlarındaki artış serüveni, yaşanan siyasi belirsizlikler, sınır ötesi operasyonlar, merkez bankası faiz indirimleri, açıklanan kötü veriler, ABD başkanlık seçiminin sonucu gibi olaylarla ...

SERMAYE PİYASALARI NEDİR ?

Sermaye piyasaları; finansal piyasanın bir alt koludur. O yüzden ilk olarak finansal piyasaları açıklayarak başlayacağım. Finansal Piyasa Finansal tasarruf fazlası olanlar ile mal ve hizmet üretimi, ticareti vb. alanlarda faaliyet göstermek için kaynak ihtiyacı içinde olan, fon( en genel tabiriyle para) talep eden birimler arasındaki fon akışını sağlar. Finansal piyasaların çeşitli fonksiyonları vardır. Bunlar; ·       Reel piyasaya kaynak sağlamak ·       Sermaye birikimi oluşturmak ·       Likidite temin etmek ·       Risk dağıtımı yapmak ·       Mülkiyeti tabana yaymak Finansal piyasalar ikiye ayrılır; Para Piyasası Para piyasaları, fon arz ve talep edenlerin karşılaştığı ve kullandıkları araçların vadeleri 12 ayı geçmeyen piyasaları ifade eder. Bu finansal araçlar; ·       Mevduat...

KRİZ SONRASI VERGİ GELİRİ

Kamu hizmetlerine harcanmak üzere devletin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya ya da kimi maddelerin, hizmetlerin fiyatları üstüne ekleyerek dolaylı yoldan yurttaşlardan topladığı paraya vergi denir . Dünyada yaşanan 2008 Mortgage Krizi bir çok ülkeyi uçurumun eşiğine sürükledi. Devletler bu krizin içinden sıyrılabilmek çeşitli ekonomik politikalar uyguladı. Özel sektör eliyle çıkan krizi devletler, müdahaleci (Keynesyen) politikalarla tedavi etmeye çalıştı. Devletlerin en büyük gelir kaynağı olan vergiler önemli bir politika aracı oldu.Türkiye yaşanan 2008 krizinin ardından, üretimde yaşanan daralmayı gidermek için sıkıntı yaşayan sektörler tespit edilmiş ardından genişletici vergi politikası uygulayarak hem üretimi desteklemiş hem de kendi vergi gelirlerini artırmıştır. Böylelikle tahmin edilenden daha az bir seviyede kriz bizi etkilemiştir.  TÜRKİYE VERGİ GELİRLERİ (MİLYON TL) 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 ...