Ana içeriğe atla

10 Kasım 193∞

Bugün 10 Kasım, Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 78. Yıl dönümü. Öyle bir lider düşünün ki savaştan çıkmış, harap olmuş bir ülkeyi; aldığı kararlarla şekillendirmiş, gösterdiği askeri başarının ardından bu ülkeye bağımsızlığını kazandırmış yetmemiş bu ülkeyi kalkındırmak, muhasır medeniyetler seviyesine getirmek için çalışmalarına hız kesmeden devam etmiştir. Bir iktisat öğrencisi olarak ülkemize ekonomik anlamda kattıklarına değineceğim.

Cumhuriyetin ilanından önce 17 Şubat – 4 Mart 1923 tarihleri arasında İzmir İktisat Kongresi’ni düzenlemiş ve Türkiye’nin çiftçi, tüccar, sanayi ve işçi zümrelerinden seçilen 1135 delegeyle beraber Kurtuluş Savaşı ile kazanılan zaferden sonra ülkenin ekonomik geleceğini ve siyasi bağımsızlığını kazanmak için kararlar alınmıştır. Lozan Antlaşması yüzünden Osmanlı Devleti ekonomisine ciddi zararlar veren İtilaf Devletleri’ne verilen kapitülasyonların ve diğer imtiyazların kabul edilmeyeceği üzerinde durulmuştur.

17 Şubat – 4 Mart 1923 tarihli kongrede alınan bazı önemli kararlar:

  1. Hammaddesi yurt içinde yetişen veya yetiştirilebilen sanayi dalları kurulması gerekmektedir.
  2. El işçiliğinden ve küçük imalattan süratle fabrikaya veya büyük işletmeye geçilmelidir
  3. Devlet yavaş yavaş iktisadi görüşleri de olan bir organ haline gelmeli ve özel sektörler tarafından kurulamayan teşebbüsler devletçe ele alınmalıdır.
  4. Özel teşebbüslere kredi sağlayacak bir Devlet Bankası kurulmalıdır.
  5. Dış rekabete dayanabilmek için sanayinin toplu ve bütün olarak kurulması gerekir.
  6. Yabancıların kurdukları tekellerden kaçınılmalıdır.
  7. Sanayinin teşviki ve milli bankaların kurulması sağlanmalıdır.
  8. Demiryolu inşaat programına bağlanmalıdır.
  9. İş erbabına amele değil, işçi denmelidir.
  10. Sendika hakkı tanınmalıdır.


Bu on maddeye baktığımızda Türkiye’nin ilk yapısal reformlarını görüyoruz. Yerli üretimi artırıcı, işçi hak ve özgürlüklerini koruyucu, sanayinin nasıl çalışması gerektiğini ve birlik beraberlik içinde ülkeye nasıl fayda sağlanabileceği, milli bankaların kurularak özel sektöre kredi sağlanması gibi kararlar alınarak uygulanmıştır.

Türkiye cumhuriyetle beraber yeniden doğmuştur. Bu alınan kararların uygulamaya koyulmasıyla yürümeye başlayan Türkiye bugünlere kadar geldi. Biz Türk gençliği olarak; Atatürk’ün kazandığı zaferler, göğüs gerdiği zorluklar, bize verdiği bu güzel vatanın uğruna çok çalışıp çıtayı yükselterek ülkemize faydamızın dokunması en önemli görevimizdir.

“Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz.” – Mustafa Kemal Atatürk


Saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz. 

Yorumlar

  1. Anadolu cografyasi için reformist hareketler. Keşke federalizm e de izin verselerdi. Daha hizli kalkinma olurdu.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ VE GELECEĞİMİZ ÜZERİNE

Tüketici Güven Endeksi : tüketicilerin kişisel mali durumları ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ve gelecek dönem beklentileri ile yakın gelecekteki harcama ve tasarruf eğilimlerinin ölçmeyi amaçlayan bir göstergedir. Bugün TÜİK tarafından Tüketici Güven Endeksi açıklandı. Ekim ayında 74.0 olan endeks bu ay %6.9 oranında azalarak 68.9 oranında gerçekleşti. Açıklanan rakamlar pek iç açıcı değil maalesef.  Ekonomiye olan güven gün geçtikçe azalıyor ve bunu bizlerde ciddi manada hissediyoruz. Yükselen döviz kuru, artan işsizlik, enflasyon vb. göstergeler beklediğimiz gibi değil. Dünya Bankası da bu yılki Türkiye’nin büyüme tahmini 0.4 puan indirdi ve yeni tahminini %3.1 seviyesine çekti. Kredi derecelendirme kuruluşlarının not indirimleriyle başlayan döviz kurlarındaki artış serüveni, yaşanan siyasi belirsizlikler, sınır ötesi operasyonlar, merkez bankası faiz indirimleri, açıklanan kötü veriler, ABD başkanlık seçiminin sonucu gibi olaylarla ...

KRİZ SONRASI VERGİ GELİRİ

Kamu hizmetlerine harcanmak üzere devletin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya ya da kimi maddelerin, hizmetlerin fiyatları üstüne ekleyerek dolaylı yoldan yurttaşlardan topladığı paraya vergi denir . Dünyada yaşanan 2008 Mortgage Krizi bir çok ülkeyi uçurumun eşiğine sürükledi. Devletler bu krizin içinden sıyrılabilmek çeşitli ekonomik politikalar uyguladı. Özel sektör eliyle çıkan krizi devletler, müdahaleci (Keynesyen) politikalarla tedavi etmeye çalıştı. Devletlerin en büyük gelir kaynağı olan vergiler önemli bir politika aracı oldu.Türkiye yaşanan 2008 krizinin ardından, üretimde yaşanan daralmayı gidermek için sıkıntı yaşayan sektörler tespit edilmiş ardından genişletici vergi politikası uygulayarak hem üretimi desteklemiş hem de kendi vergi gelirlerini artırmıştır. Böylelikle tahmin edilenden daha az bir seviyede kriz bizi etkilemiştir.  TÜRKİYE VERGİ GELİRLERİ (MİLYON TL) 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 ...

KİTAP VE YAZAR ÖNERİLERİ

Dün Mahfi Eğilmez Hoca’nın kendi bloğunda benden bahsetmesi onuruna eriştim. Benim için büyük bir mutluluk oldu. Öncelikle O’na bir teşekkürü borç bilirim. Bu güzel olaydan sonra iktisat okuyan birkaç arkadaştan mail geldi;  hangi kitapları okumalıyım, hangi yazarları takip etmeliyim gibi benzer sorular içeren mailler. Tek tek cevaplamaktansa buradan yayınlamayı tercih ettim. Kendi okuduğum kitaplardan ve takip ettiğim yazarlardan oluşan bu liste umarım hepinize faydalı olur. KİTAPLAR: ·          Örneklerle Kolay Ekonomi – Mahfi Eğilmez: İktisada yeni başlayanlar veya temeli zayıf olan arkadaşlar için İktisada Giriş niteliğinde akıcı, anlaması kolay, güncel örnekler bulunan bir kitaptır. ·          Görünmeyen Ekonomist – Tim Harford: İngiliz bir ekonomist olan Tim Harford’un yazdığı bu kitap iktisadı eğlenceli bir dille ele almış ve bir cafede kahve içerken bile size ekonomi düşündürerek sis...