Ana içeriğe atla

FED'İN FAİZ KARARI VE TÜRKİYE'YE ETKİLERİ

FED dün yaptığı faiz toplantısından sonra politika faizinde artırıma gitmeyerek, faiz oranlarını 0,25-0,50 aralığında tuttu. Bu Türkiye için iyi sayılabilecek bir karar. Ancak bütün gözler şuan aralık ayına çevrildi. Aralık ayında yapılacak olan FED toplantısında faiz artırımı olası görünüyor.

Türkiye için FED ‘in faiz artırması ne demek maddeler halinde yazacak olursak:
1.       FED ‘in faiz artırımı
2.       Ülkeden fon çıkışının yaşanması
3.       Fon çıkışı sonucunda Dolar kurunun yükselmesi
4.       Yükselen Dolar kurunun üreticiler açısından maliyetleri artırması
5.       Yükselen maliyetlerin ülke içinde arz enflasyonu etkileyerek enflasyonun yükselmesi

Bu 5 madde Türkiye ekonomisi için kötü bir senaryodur. Enflasyon artarsa eğer TCMB’nin faiz indirimlerinin hiçbir anlamı kalmıyor. Çünkü faiz indirimleri sonucunda enflasyon yukarı yönlü hareket etmeye çok meyillidir. Hal böyle olunca da ekonomimiz ve ceplerimiz zarar görüyor.

Bildiğiniz üzere TCMB şubat ayından ekim ayına kadar ekonomide sadeleşme politikası adı altında faiz indirimi yaptı. Geçtiğimiz ay faiz indirimi yapmayan TCMB artan enflasyondan, yaptığımız sınır ötesi operasyonları ve kredi derecelendirme kuruluşlarından aldığımız eksi not sonucunda yükselen dolar kuruna bağlı olarak faiz indirimine gitmedi. Kişisel bir tahmin yapacak olursam bu ay yapılacak olan toplantı sonucunda da faizler sabit kalacaktır. Bugün açıklanan ekim ayı enflasyon verisi beklentilerin altında gelerek iyi bir görünüm sergiledi. Aylık bazda TÜFE %1.44 olarak, yıllık bazda ise %7.16 'ya geriledi (Eylül ayı TÜFE %7.28). Bu veri TCMB’nin elini rahatlatır nitelikte bir veri. Ancak şuan tüm gözler aralık ayı FED toplantısına çevrildiği için TCMB, FED ‘in kararını bekleyecektir. Bundan sonra oynanan kartları iyi takip etmemiz gerekiyor, hata kabul etmeyen bir oyunun içinde olduğumuzu düşünürsek her adım özenle seçilip dikkatli bir şekilde atılmalıdır. Geçtiğimiz yıllarda TCMB düzenli olarak faiz indirimine gitmiş, sonrasında ise enflasyonla ve döviz kurlarıyla baş edemeyince yeniden faiz artışlarına başlamıştı. Yaşanan bu olaydan ders çıkarılmıştır umarım.

SONUÇ: Hata yapmaktan korkma. Ama aynı hatayı ikinci kez yapmadığından emin ol. - Akio Morita

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ VE GELECEĞİMİZ ÜZERİNE

Tüketici Güven Endeksi : tüketicilerin kişisel mali durumları ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ve gelecek dönem beklentileri ile yakın gelecekteki harcama ve tasarruf eğilimlerinin ölçmeyi amaçlayan bir göstergedir. Bugün TÜİK tarafından Tüketici Güven Endeksi açıklandı. Ekim ayında 74.0 olan endeks bu ay %6.9 oranında azalarak 68.9 oranında gerçekleşti. Açıklanan rakamlar pek iç açıcı değil maalesef.  Ekonomiye olan güven gün geçtikçe azalıyor ve bunu bizlerde ciddi manada hissediyoruz. Yükselen döviz kuru, artan işsizlik, enflasyon vb. göstergeler beklediğimiz gibi değil. Dünya Bankası da bu yılki Türkiye’nin büyüme tahmini 0.4 puan indirdi ve yeni tahminini %3.1 seviyesine çekti. Kredi derecelendirme kuruluşlarının not indirimleriyle başlayan döviz kurlarındaki artış serüveni, yaşanan siyasi belirsizlikler, sınır ötesi operasyonlar, merkez bankası faiz indirimleri, açıklanan kötü veriler, ABD başkanlık seçiminin sonucu gibi olaylarla ...

KRİZ SONRASI VERGİ GELİRİ

Kamu hizmetlerine harcanmak üzere devletin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya ya da kimi maddelerin, hizmetlerin fiyatları üstüne ekleyerek dolaylı yoldan yurttaşlardan topladığı paraya vergi denir . Dünyada yaşanan 2008 Mortgage Krizi bir çok ülkeyi uçurumun eşiğine sürükledi. Devletler bu krizin içinden sıyrılabilmek çeşitli ekonomik politikalar uyguladı. Özel sektör eliyle çıkan krizi devletler, müdahaleci (Keynesyen) politikalarla tedavi etmeye çalıştı. Devletlerin en büyük gelir kaynağı olan vergiler önemli bir politika aracı oldu.Türkiye yaşanan 2008 krizinin ardından, üretimde yaşanan daralmayı gidermek için sıkıntı yaşayan sektörler tespit edilmiş ardından genişletici vergi politikası uygulayarak hem üretimi desteklemiş hem de kendi vergi gelirlerini artırmıştır. Böylelikle tahmin edilenden daha az bir seviyede kriz bizi etkilemiştir.  TÜRKİYE VERGİ GELİRLERİ (MİLYON TL) 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 ...

KİTAP VE YAZAR ÖNERİLERİ

Dün Mahfi Eğilmez Hoca’nın kendi bloğunda benden bahsetmesi onuruna eriştim. Benim için büyük bir mutluluk oldu. Öncelikle O’na bir teşekkürü borç bilirim. Bu güzel olaydan sonra iktisat okuyan birkaç arkadaştan mail geldi;  hangi kitapları okumalıyım, hangi yazarları takip etmeliyim gibi benzer sorular içeren mailler. Tek tek cevaplamaktansa buradan yayınlamayı tercih ettim. Kendi okuduğum kitaplardan ve takip ettiğim yazarlardan oluşan bu liste umarım hepinize faydalı olur. KİTAPLAR: ·          Örneklerle Kolay Ekonomi – Mahfi Eğilmez: İktisada yeni başlayanlar veya temeli zayıf olan arkadaşlar için İktisada Giriş niteliğinde akıcı, anlaması kolay, güncel örnekler bulunan bir kitaptır. ·          Görünmeyen Ekonomist – Tim Harford: İngiliz bir ekonomist olan Tim Harford’un yazdığı bu kitap iktisadı eğlenceli bir dille ele almış ve bir cafede kahve içerken bile size ekonomi düşündürerek sis...